11 Kasım 2018 Pazar

Cilt Bakım rutinim/Sabah

Cilt bakımı çok önemli. Ben ne yazık ki gençliğimde hiç bakmadım cildime. Buna rağmen şanslıyım sanırım.
Yaşım gereği kırışıklarım oluştu, cildimse yanaklarım hariç oldukça kuru. Yanak bölgemde (burun kenarlarında) pütürlerim var beni deli eden. Lekem ise yok çok şükür. Zira güneş kremimi ihmal etmiyorum.
Cilt bakım rutinim sabah, akşam ve haftalık olarak üçe ayrılıyor.
Öncelikle sabah rutinimden söz etmek istiyorum. Genelde Kore ürünlerinden oldukça memnunum.



Sabahları ilk iş Cosrx Good Morning yıkama jeliyle yüzümü yıkıyorum. Bu ürünü çok seviyorum, cildimi kurutmadan tam da istediğim temizliği veriyor bana. Bitkisel hafif bir kokusu var ve buna bayılıyorum. Sürekli kullanmayı düşündüğüm bir ürün. PH derecesi cilt için çok uygun, 5.0-6.0. Doğal BHA içeriyor, gözenekleri küçültüp cilt dokusunu yeniliyor. Hassas ciltler dahil tüm ciltlerin kullanımına uygun.



Daha sonra Klair's Supple Preparation Toner ile pamuk yardımıyla cildimi tonikliyorum. Bu tonikte cildi kurutmadan temizleyen, gözenekleri sıkılaştıran harika bir tonik. Şiddetle tavsiye ederim. Bildiğimiz tonikler gibi değil, cildi nemlendiriyor. Koreliler 7 kat tonik uygulaması yapıyormuş, ama bizde o kadar pahalı ki kıyamam doğrusu, tek kat yeter :) %100 vegan bir marka, hiç bir ürünü hayvansal katkı, paraben, alkol, renklendirici ve yapay koku içermiyor. Ayrıca cruelty-free , asla hayvanlar üzerinde test yapmıyorlar. İçerdiği Phyto-Oligo ciltteki kuruluk problemini çözerek nemlendiriyor. Buğday amino asitleri ise ciltteki iltihabı azaltmaya yardımcı oluyor. 



Temizleme işlemim bittikten sonra Sulwhasoo essetial balancing emulsion ile cildimi nemlendiriyorum. Nemlendirmesi gerçekten harika, Sulwhasoo ürünlerine bayılıyorum zaten. Üstüne ekstra nemlendiriciye bile gerek kalmıyor. Ben bu ürünü göz altlarıma da sürüyorum uzun zamandır, ve hiç bir yan etkisi olmadı.



Son aşama olarak evde de olsam yaz-kış mutlaka güneş kremimi sürüyorum, çünkü bütün gün bilgisayar karşısındayım ve akşamları C vitaminli ya da Aha'lı ürünler kullandığım için lekelenmek istemiyorum, çok şükür 56 yaşında olmama rağmen hiç lekem yok.
Güneş kremi olarak tercihim Missha all arounda safe block sun SPF 45. Çok kolay emiliyor, en ufak bir beyazlık ya da yağlı görüntü bırakmıyor, özellikle yaz için ideal. Kış için aslında benim cildimin kuruluğuna yeterli gelmiyor, ama Sulwhasoo ile önceden nemlendirince sorun kalmıyor. Bence yağlı-karma ciltlerin bayılacağı bir güneş kremi.



Sabah bakımım bu şekilde. Eğer dışarıya çıkacaksam güneş kremi yerine gene Sulwhasoo'nun cushion BB kremini uyguluyorum, SPF 50 koruması var çünkü, ve cildime verdiği ışıl ışıl görüntüye bayılıyorum. Bendeki 21 numarası, pembe alt tonlu, açık buğday tenlere uyacaktır.




Akşam cilt bakımı yazımda buluşmak üzere, sevgiler...

Cosrx ve Klair's ürünlerine https://www.korendy.com.tr/ üzerinden ulaşabilirsiniz.
Missha için http://missha.com.tr/ .
Sulwhasoo ise ancak yurtdışından ulaşılabilir high-end bir Kore markası, arkadaşım getirmişti.

11 Mayıs 2018 Cuma

Cilt bakım sırlarım-1


Merhaba herkese, bana devamlı sorulan soru 56 yaşımda olmama rağmen cildimin nasıl böyle düzgün olduğu. Hiç bir estetik uygulama yaptırmadım. Cildimi içerden ve dışardan beslemeye gayret ediyorum. Başlattığım bu yazı dizisi ile de sizlerle cilt bakım sırlarımı paylaşacağım. Umarım işinize yarar.
Bugün yıllardır yüzümü çizen, hassasiyet yaratan peelinglerden sonra tam da hassas cildime göre bir peeling bulduğumun müjdesini vermek istiyorum :)

İşte gözümün nuru, Institut Esthederm L'osmoclean ikilisi...
Bildiğimiz peelinglerden çok farklı uygulaması.
İlk önce kuru cildinize Gentle deep pore cleanser'ı sürüyorsunuz, göz çevresine gelmeyecek, ama ben kaz ayaklarıma hafifçe sürüyorum. Sonra parmak uçlarınızla yedirmeye başlıyorsunuz. Ta ki eliniz kaymayana dek, zaten anlıyorsunuz kıvamı, ve bir kaç dakika bekletip yıkıyorsunuz.

Bu uygulama gözeneklerinizi derinden temizliyor ve cildinizi nazikçe arındırıyor. Düzenli kullandığınızda siyah nokta oluşumunu önlüyor ve ciltteki pütürleri gideriyor.

Daha sonra kuruladığınız cildinize kalın bir tabaka halinde Lightening buffing mask'ı sürüyorsunuz. 5 dakika kadar bekleyip kuru elinizle düz hareketlerle ovalıyorsunuz, bunu banyoda yapmaya çalışın, epey bir dökülüyor çünkü. Sanki tüm ölü derinizi döküyor. Daha sonra ılık suyla durulayın.

Bu uygulamada pigment oluşumuna engel oluyor ve var olan pigmentlerin de renginin açılmasını sağlıyor. Granül içermediği için de cildinizi çizmiyor.

Ben bu ikisinden deliler gibi memnunum. Haftada en az bir kez uyguluyorum.
Ve sonrasında cildimi güzelce nemlendiriyorum. Nemlendirici dosyası da bir sonraki yazımda.

Sizlerde cilt bakımı hakkında tecrübelerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum, sevgiyle kalın...

Bu arada fotoğraftaki manzaranın baştan çıkarıcılığı için özür :))




30 Nisan 2018 Pazartesi

Enzo ile brezilya fönü deneyimim

Merhabalar, uzun süredir ihmal ettim blogumu, yazasım gelmedi.
 Daha önce Global Keratin ile kalıcı düzleştirme yaptırmıştım, kokusu felaketti. Ve sonrasında saçımda yıpranmaya sebep olmuştu.
Bu kez Enzo keratini seçtim, sebebi de formaldehit içermemesi.
Uygulama bazı yerleri aynı olsa da farklıydı.

İşlem öncesi saçım


Görüldüğü üzere açma işlemi yapılmış, ne dalgalı ne kıvırcık, kabaran perişan bir saç :)

İlk önce arındırıcı şampuanla saçım yıkandı.


Hava da çoook sıcaktı, soğuk su istedim, nasıl rahatladım :)
Sonrasında keratin saçlarıma tutam tutam sürüldü. Diplere sürülmez diye biliyordum ama kuaförüm diplerden kıvırcık çıktığı için sürülmesi gerektiğini söyledi.


Bu işlemden sonra en sıkıcı süreç başladı, yaklaşık bir saat bekledik, on dakikada bir tarayarak.

Bir saat sonunda saçlarım önce fön makinesiyle dışarda kurutuldu. Bu arada koku çok az, hafif göz yanması da oldu, ama Global Keratindeki kadar değil.
Saçlar kuruduktan sonra düzleştirici ile her bir tutamın üzerinden bir kaç kez geçerek düzleştirildi.

Saç biraz soğuduktan sonra tekrar yıkmaya alındı.


Bu kez iyice durulandı, şampuan kullanılmadan yapılandırıcı maske sürüldü ve durulandı. Enzo'daki farklılık aynı gün yıkanması.

Yıkama sonrası saça serum sürüldü, biraz kurutulduktan sonra da bakım sütü sürüldü. Fön çekilmeden sadece kurutuldu ve valaaaaaaaa, saçlarım düzdü :)


Uçlardaki yıpranma tam gitmedi gibi, ama saç yeni açılmıştı, bir hafta önce. Bence çok başarılı bir işlem oldu.

Bu da kuaförüm Ali Gerekli, saçımdaki harika renk değişimini de gerçekleştiren o.
Merak edenler için Bodrum merkezde, Atatürk caddesi girişinde, sağ tarafta üst katta. Şiddetle tavsiye ederim, selamımı söylerseniz fiyatlar müthiş :)


Sonuç olarak Enzo Keratin ile yapılan işlemden çok memnun kaldım. Kışa tekrarlayacağım.








25 Mart 2018 Pazar

Konuk yazarım var




Blog ismi:MODACA
Kategori: Moda.                                                                              
Herkese Merhaba :)
Ben üniversite öğrencisi bir kızım.İstanbul'da ailemle birlikte yaşıyorum.Diş hekimliği öğrencisiyim.Aynı zamanda bir moda blogum var ve orda yazı yazıyorum.Modaya olan ilgim daha çok küçükken başladı.Tasarımlar, şık kombinler, tarz kıyafetler hep ilgimi çekmiştir.Ayrıca çevremdekiler de kombinlerimi, renk uyumlarını,beğendiklerini söylüyorlardı.Aynı zamanda kendi el yapımı tasarım ürünlerim de var. Bu yüzden blog açmaya karar verdim ve bu sayede sizlerle bildiklerimi paylaşmak ve yaptığım kombin önerilerini göstermek istedim.
Blogum tahmin ediceğiniz gibi bir moda blogu ve henüz daha çok yeni.Buna rağmen çok yararlı olduğunu düşündüğüm içerikleri sizlerle paylaşıyorum ve paylaşmaya devam edeceğim.Blogumda genel olarak kombin önerileri yapıyorum.Hangi renk ile hangi renk uyumlu olur, desenli kıyafetlere uygun ayakkabı , aksesuar modelleri nelerdir anlatıyorum.Örnek olarak  sade bir kazağı bile nasıl şık bir şekilde kombinleyebileceğinizi gösteriyorum. Bir davete giderken giyilebilecek elbiseleri, takılabilecek uygun ve tarz aksesuarları gösteriyorum.Ya da sade uzun bir elbiseyle bile nasıl şık ve tarz olunur nacizane önerilerimi tavsiyelerimi paylaşıyorum.Zaten moda ile ilgili güncel kanalları dergileri de takip ediyorum ve bunlardan yola çıkarak içerikleri hazırlıyorum tabi en önemlisi kendi zevkim ve  sizin zevkiniz. Blogumda isterseniz kendi dolabınızdaki kıyafetlerinizi, ayakkabılarınızı , aksesuarlarınızı paylaşabilirsiniz ve isterseniz onları beraber şık bir şekilde kombinleyebiliriz.
Blogumun genel konusu bu yönde ancak bir diğer farkı ise evdeki dolabınızdaki kıyafetlerle nasıl uygun ve şık kombinler yapılabileceğini göstermek.Yani çok fazla para harcamadan dolabınızdaki kıyafetlerle bile nasıl şık olunabileceğini göstermek istiyorum.Bu yüzden blogu kurdum ve benim gibi moda ile ilgilenenleri bloguma bekliyorum. Dediğim gibi daha blogum yeni ancak bu blogta moda ile ilgili birçok şeyi bulabileceksiniz. Kombin önerilerimi bazen ünlülerin giydikleri kıyafetler üzerinden de yapabiliyorum farklı bir bakış açısı olsun diye. Kısaca bu moda blogunda yok yok :) diyebilirim. Tarz kıyafetler, son moda ayakkabılar, renk renk desen desen elbiseler ve günlük, yazlık, davetlik kombin önerileri ne isterseniz bulabileceksiniz diye düşünüyorum. Bloguma isteyen herkesi bekliyorum ve önerilerimi sizlerle paylaşmaya devam edicem bu tatlı minnoş blogda:)
Blogumda görüşmek üzere <3 üzere modayla kalın <3

19 Kasım 2017 Pazar

Perricone MD No foundation foundation



Sizlere yeni denediğim bir üründen bahsetmek istiyorum bugün. Perricone MD markasını duymayan yoktur herhalde, pahalı ama bir o kadar da iyi ürünler.
Cildim çok hassas olduğundan sadece 3 ürünü kullanabiliyorum son zamanlarda. Diğerlerinden daha sonra bahsedeceğim.
İlk sırayı bu muhteşem ürüne vermek istedim.
Yaşım 55, dolayısıyla kırışıklık problemim var. Ve yoğun fondöten kullanamıyorum, çizgilere doluyor.
Perricone MD No foundation foundation ise hafif yapısı, ışıl ışıl bir cilt bırakması ve çizgilere dolmaması ile kalbimi fethetti.

Çok az bir miktar tüm yüz için yeterli oluyor, miktarı artırsanız da cakey görüntü vermiyor, son derece doğal bitişli. Kuru cildimle çok iyi anlaştı. Yağlı ciltler ise üzerinden belki bir pudra geçme ihtiyacı hissedebilirler gün içinde. Ben yine de hashimato yüzünden pul pul olan cildime altına nemlendirici sürüyorum.
Kapatıcılığı orta seviyede, 02 light to medium rengi açık buğday tenimle birebir örtüştü. Light rengi oldukça açık, beyaz tenlilere uygun olacaktır.
Bu fondöten aynı zamanda cilde antiaging bakım da yapıyor.
Tek eksisi elbette fiyatı... 250 TL civarında. Ama bunca katkısına değer diyorum.
Aşağıda sürmeden önce bileğimdeki damarları, ve sürünce nasıl durduğunu görebilirsiniz.



Bence olgun ciltler için harika bir seçenek. Hafif bir allık, ruj ve rimel yeterli oluyor...
Başka kullanan varsa yorumlarınızı merak ediyorum.