27 Temmuz 2016 Çarşamba

İzledim: Septembers of Shiraz

SEPTEMBERS OF SHIRAZ (ŞİRAZ'IN EYLÜLLERİ)




Dalia Sofer'ın kendi hayatından esinlenerek yazdığı, Humeyni devriminde yahudi bir ailenin başından geçen olayları anlatan romanından uyarlanmış bir film.
Gerçek olayları anlatan filmler her zaman favorimdir.
Başrollerinde beğendiğim aktörlerden Adrian Brody ve Salma Hayek var.

Filmin çok net gösterdiği en önemli şey gücün kimin eline geçerse geçsin insanları nasıl değiştirdiği.
Çok benzerlikler gördüm bu filmde...

Neyse yorumu uzatmıyorum, bence izlemelisiniz.
Fragmanı altta...


23 Temmuz 2016 Cumartesi

Yazamıyorum

Uzun zamandır bloguma pek bir şey yazmıyorum, yazamıyorum. O kadar üstüste acı veren olaylar yaşandı ki, şehitler, terör saldırıları, darbe girişimi... Nasıl yazayım? İçim yanıyor...

Bilmiyorum normale dönebilir miyim, elbet döneceğim, ama ne zaman?
Böyle bir süreçte de oturup kozmetik yazmak o kadar zor ve saçma geliyor ki...

Resim yapmaya devam ediyorum, biraz olsun rahatlatıyor beni.
Bunun dışında Bodrum da yaşamama rağmen inanın denize bile sadece 3 kez gittim bütün yaz.

Sözün özü keyfim yok... Enerjimi yüksek tutmaya çalışıyorum, ama çok zor oluyor. Beni dinginleştiren tek şey resim.

Hatırlatayım tüm resimlerim satılıktır, ayrıca portre ya da başka resimler için sipariş alıyorum. Malum oyunculuk komple bitti benim için, şimdilik en azından...

Sizi resimlerimle başbaşa bırakayım


50x70 tuval üzeri akrilik Bodrum çalışmam


Kavak üzerine akrilik çalışmam


Tuval üzeri akrilik uğur böceği, şans getirsin diye


Kavak üzerine yakma çalışmam


Kavak üzerine yakma WC kapısı için çalışmam


Suluboya çalışmam SATILDI
Tam da şu anki ruh halim


Kavak üzeri yakma çalışmam SATILDI


Tuval üzeri akrilik Bodrum kapısı

İşte böyle...
Umarım bundan sonra güleceğimiz günler yaşarız ülkece...










8 Temmuz 2016 Cuma

Pamukkale rezaleti



Bu bayram eşimin annesi rahatsız olduğu için Erdek'e gittik eşimle. Pamukkale turizm iyidir diye düşünüp onu tercih ettik.
Giderken Bodrum-İzmir, sonra 2 saat bekleyip Erdek otobüsüne bindik, Susurlukta da yemek molası verildi. 2 saat beklemeyle birlikte 10 saat sürdü yolculuk. Otobüsün içinde gezen bir kaç böcek harici sorun yaşamadık :)

Ama dönüş, ah o dönüş... Hayatımın kabusuydu. Erdek'ten direkt Bodrum otobüsü bulunca gene Pamukkale Turizm'den aldık bileti. 7.07.2016 akşam 18.00 otobüsüne bindik. Bilsem biner miydim acaba korku filmi tadında yaşayacaklarımı?

Bindik habire gidiyoruz, bir kaç otogara girip çıktı, ama yolculara inmek yasak, hemen kalkıyor çünkü. Haliyle acıktık, çünkü malum bisküvi, su, çay başka bişi yok. Tuvaletimiz de geldi doğal olarak tüm otobüsün.
Sorduk, mola nerede diye. Mola yok Bodrum'a kadar, dedi muavin. Bunu da döver gibi söyledi, e haklı, çocuk 3 günde 5 saat uyumuş. İnsanlar köle gibi çalıştırılıyor. Express otobüsmüş.
Yemin ediyorum şaka sandım. 10 saat yol molasız olur mu?

Tüm otobüs ayaklanınca bir benzincide tuvalet molası verdi mecburen. Leş gibi tuvalet, bir otobüs insan, 5 dakikamız var, kabusa bak:)
İzmir'e geldiğimizde şöför vardiya amiri burada, onunla konuşun isterseniz, biz de perişanız diyince biz dolduk tabii, zaten patlamak üzereyiz sinirden.
Alaattin Şahin denen kişinin önüne geldik, kibar kibar soruyoruz, neden bilet satılırken uyarılmıyor yolcular, mola yok diye, şeklinde soruyorum ellerim de sorumu destekler şekilde hani iki yana açıp sorarsın ya öyle. Adam bağırmaya başladı, bana el kol hareketi yapma kadın diye. Eşim delirdi, ben delirdim, adam habire bağırıyor.
Bizim de sesimiz yükseldi elbette. Ama adamın sözlerinden anlıyorum ki bir kadının kendisine konuşması rahatsız etmiş, kadın erkeğin iki adım gerisinden gelecek diyen tiplerden.
Çünkü biz baktık baş edemeyeceğiz, otobüse binerken arkamızdan öyle sözler söyledi ki eşim geri döndü. Allah'tan kendini kontrol etmesini bilen bir insan eşim, yoksa orada kavga çıkacaktı. Biz otobüse bindik adam hala arkamızdan bağırıyor, kaale almayın bunları, hiç bunlar vs.

Yahu Pamukkale, soruyorum size, mafya mı çalıştırıyorsunuz? Eğer rahatsız olmasam ve bir an önce evime gitmek istemesem karakola gider şikayet ederdim.
Bu olaydan sonra tansiyonum fırladı, malum kalp hastasıyım, fenalaştım. Eşim desen sinirden eli ayağı titriyor.
Bodrum'a geldiğimizde toprağı öpecektim yemin ediyorum.
Bir daha Pamukkale mi aslaaaaaaaaaaaaaaaa.... 50 yaşımı geçtim, hayatımda böyle bir olay yaşamamıştım. Neredeyse dayak yiyecektik. Üstelik neredeyse uçak fiyatına bilet alıp, azar işitiyorsunuz rezalet

Not: Bu arada express olmayan otobüsle 2 saat İzmir de bekleme ve yarım saat yemek molasıyla 10 saatte geldiğimiz yolu, güya express otobüsle 9 saatte geldik. Anlayın...

29 Haziran 2016 Çarşamba

Terör :(


O  kadar üzgünüm ki ne yazacağımı bilemiyorum. Yeter artık....

Bu nasıl istihbarat ki hiç bir şeyden haberi yok?

Canlı bomba elinde kalaşnikofla nasıl giriyor içeriye?
Bundan nasıl haberi olmuyor istihbaratın? Üstelik Amerika hemen bir gün önce uyarmışken...

Birazcık yüzünüz olsa, gururunuz olsa istifa edersiniz...

Ayrıca ölenlere şehit deyip olayı hafifletmeye çalışmayın. Onlar senin benim gibi insanlar, masum insanlar... Neyin şehidi?

Allah cezanızı versin en kısa sürede umarım. Çok üzgünüm...

5 Haziran 2016 Pazar

Saçlar gene gittiiiii

Kadın deli napacaaaan :)
Bana gene geldiler, 3 senelik uğraşımın sonucunu yayınlamıştım blogumda. Ama kıvırcık saç uzayınca uçlar kötü oluyor işte, bir de artık saçımı boyamak istemiyordum.
Yaklaşık 3 aydır zaten boyamıyordum saçlarımı.
Bugün şöööyle omuz hizası diye girdiğim kuaförden gene yolunmuş tavuk olarak çıktım:) Kendi kararımdı, pişman değilim, bu Bodrum sıcakları başka türlü çekilmezdi. hem de doğala dönmüş oldum, artık boya yok diyorum, emin miyim, bilmiyorum, şimdilik kararım bu:)

Peki evdeki onlarca saç bakım ürünü ne olacak şimdi :)

Bu arada kuaförde ille ilk makası ben vurayım dedim, tabii bele kadar gür saçlarla girmişim içeri, aldım elime makası dibinden vururken yanda oturan kadınla göz göze geldik, dehşet içinde bakıyordu, ağladı ağlayacak hahahahah

Kadının yüzündeki dehşet ifadesini hiç unutmayacağım :)

Neyse giriş-gelişme ve sonuç fotoğraflarım aşağıda. Kışa başlarım gene uzasın bu saç bağırmalarına:)